İlk blogumun ilk cümlesinin hep çok süslü ve özel olacağını düşünmüştüm, ama olmadı. Çünkü konuşmaya gelince çenesi düşen ben, iş yazmaya gelince dut yemiş klavyeye dönüşüverdim :) Amacım, blogumun adından da anlaşılacağı üzere hem seyahat noktaları üzerinde leziz yemek duraklarını dilimin döndüğünce sizlere tanıtmak, hem de nacizane seyahat anılarımı sizlerle paylaşmak. Sanırım yeteri kadar uzun bir giriş oldu :) Neyse gelelim yollarımıza ve yemeklerimize;
Efendim amacımız bayram sonrası havalar bozmadan güzel havaları sonundan yakalamak, güzergahımız Ankara-İzmir, ekip maaile, ilk durağımız Afyon çıkışındaki İkbal tesisleri. Kahvaltı yapmadan yola çıkmış olan biz kahvaltı için ancak öğle saatlerinde İkbal tesislerinde durabildik. Dört yol ağzında kurulmuş olan bu güzide tesisimiz oldukça işlek bir yerde olmasına rağmen malesef bize aradığımız kaliteyi sunamadı. Hem ala- carte hem self servis şeklinde hizmet veren restoranımız yol yüzünden iyice sersemlemiş olan bize bir de ne yesek sersemliği yaşattı. Neyse ki midemizin çanları bizi kendimize çabuk getirdi. Annem neredeyse tamamen dolu olan restoran terasında çoktan boş bir masa bulup yerleşmişti bile. Ben açık büfeye yönelirken canım kardeşim ve babam da sipariş işiyle ilgilendi.
İşin doğrusu açık büfe, bir kaç zeytin ve kibrit kutusu kadar peynirle kahvaltıdan bir şey anlamayan bana hiç hitap etmedi. Ayrıca çoğu şeyin açık havada açıkta olması da iştah kaçıran bir diğer husus oldu. Başka alternatifi olmayan ben açık büfede ne varsa tabağıma koymaya başlamıştım ki bir de ne göreyim zeytinlere sayısı kadar, peynir ve domateslere de dilimi kadar fiyat biçilmiş. Bir yandan açlığımla savaşırken bir yandan da zeytinleri sayan ben en sonunda iştahı kaçmış bir halde masamıza geri döndüm ve masadaki sucuklu yumurta iştahımı yeniden yerine getirdi. Afyon sucukları bol kullanılmıştı ne var ki yumurta iyi pişmemişti. Olsundu. Karnımız doymuştu...
Temizlik: Orta
Fiyat: Yüksek
Servis hızı: Orta
Dekorasyon: Normal
Tuvaletlerin temizliği: Orta
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder